Dünya üzerinde iki tür insan vardır: Bir şey bozulduğunda tamirciyi arayanlar ve bir şey bozulduğunda üç saat boyunca monitöre bakıp "Daha beş dakika önce çalışıyordu, hiçbir şeyi değiştirmedim!" diye bağıranlar. Biz ikinci gruptayız.
Kahvenin Koda Dönüşme Süreci
Yazılımcı biyolojisi ilginçtir. Kafeini alır, onu stres ve mantık hatalarıyla harmanlar ve ortaya bir çıktı koyar. Ama o çıktı bazen sadece Undefined olur. İşte o an, insanın varoluşsal sancıları başlar. "Acaba ben gerçekten kod yazabiliyor muyum yoksa sadece Stack Overflow'dan kopyaladığım parçaları birbirine bantlayan bir dijital marangoz muyum?"
Shutterstock
Debugging: Kendi Yazdığın Cinayetin Dedektifi Olmak
Debugging yapmak, bir suç mahaline gidip katilin siz olduğunuzu anlamak gibidir. Koda bakarsınız; hata orada, size sırıtıyor. Bir noktalı virgül eksik, bir if bloğu yanlış yerde ya da daha kötüsü, bir değişkeni null bırakmışsınız. Hatayı bulup düzelttiğinizde gelen o rahatlama hissi, muhtemelen piyangodan büyük ikramiyeyi kazanmakla eşdeğerdir. Ta ki... bir sonraki build hatasına kadar.
Stack Overflow: Modern Çağın Kütüphanesi
Eskiden bilgeler mağaralarda yaşarmış, şimdiyse Hindistanlı bir gencin 7 yıl önce YouTube’a yüklediği, arkada rüzgar sesi gelen o videoda yaşıyorlar. "Arkadaşlar kanalıma hoş geldiniz, bugün Docker port hatasını çözeceğiz..." İşte o ses, o an sizin için bir meleğin fısıltısı gibidir.
Getty Images
Sonuç: Bir Döngünün İçindeyiz
Yazılımcılık bir varış noktası değil, bir yolculuktur. Genellikle while(true) döngüsü gibi bitmek bilmeyen, bazen break ile nefes alabildiğimiz ama çoğunlukla continue diyerek devam ettiğimiz bir süreç. Eğer bugün kodunuz ilk seferde çalıştıysa, hemen şüphelenin. Muhtemelen yanlış dosyaya bakıyorsunuzdur.
Nasıl oldu? İstersen bir sonraki yazıyı daha teknik bir konuda (mesela yapay zeka veya gelecek teknolojileri) ya da tamamen alakasız, örneğin "Yemek yapmanın algoritması" gibi bir konuda yazabilirim. Ne dersin?